Bel Çevresindeki Yağları Azaltan Tüyolar

08.11.2018 - Perşembe 15:44

Adana (CUHA) - Obezite en basit şekilde aşırı kiloluluk, hastalık ölçüsüne varan şişmanlık olarak
tanımlanıyor. Tüm dünyada yapılan araştırmalar bel çevresi genişledikçe kalp-damar
hastalıkları başta olmak üzere kanser, felç ve inme riskinin arttığını gösteriyor. Aynı
çalışmalar şeker hastalığı, yüksek tansiyon, metabolik sendrom, osteoporoz,
horlama, uyku apnesi riskinin arttığını ayrıca bel genişledikçe belleğin zayıfladığını da
ortaya koyuyor.

Türkiye’de erkeklerin dörtte birinde, kadınların ise yarıya yakınında obezite sorunu
olduğunun tahmin edildiğini anlatan Medline Adana Hastanesi’nden Diyetisyen
Merve Sehlikoğlu, yağ dokusunun vücudun neresinde toplandığının önemli
olduğunu belirterek bel çevresinde biriken yağın, basen ve kalçalarda birikenden çok
daha tehlikeli olduğunu belirtiyor.

Bel çevresinin kalınlığı risk yaratıyor
Bel çevresi ölçümünün obezite sınıflandırmasında kullanılan önemli bir kriter
olduğunu söyleyen Dyt. Merve Sehlikoğlu, “Bel çevresi ölçümü yapmak için mezura
ile göbek deliği hizasından bel çevrenizi ölçün. Çıkan değer kadınlarda 80 cm üstü
ise riskli, 88 cm üstü ise yüksek risklidir. Erkeklerde ise 94 cm üstü riskli, 102 cm üstü
ise yüksek riskli olarak değerlendirilir” diyerek bel çevresindeki yağlanmayı azaltacak
tüyolar veriyor.

1- Pirinç pilavı, makarna, beyaz ekmek, börek gibi karbonhidrat kaynaklarına
sofranızda yer verirken ölçülü olun. Ekmekleri tam tahıllı olacak şekilde günde 3-4
dilimden fazla tüketmeyin.
2- Doymuş yağlardan uzak durun. Haftada 1 gün kırmızı et diğer günler beyaz et
veya kurubaklagil tüketin. Etin, tavuğun ve balığın yağını, derisini yemeyin.
3- Her öğününüzde mutlaka sebze yemeği veya taze mevsim yeşillikleriyle
hazırlanmış salata tüketmeye özen gösterin.
4- Kek, kurabiye, bisküvi, gofret gibi işlenerek paketlenmiş ürünleri hayatınızdan
çıkartın.
5- Günlük beslenmenize bir avuç içi (ortalama 5-6 adet) çiğ kuruyemiş ekleyin.
Kuruyemişlerin kavrulmuş olanları yağlanmayı arttırdığından çiğ yenilmesi gerektiğini
unutmayın.
6- Kurubaklagillere sofralarınızda mutlaka yer verin. Bu besinler hem bol miktarda
posa almanızı sağlayacak hem de zengin protein kaynağı olmalarından dolayı sizi tok
tutarak daha az yemenize yardımcı olacaklardır.

7- Yemeklerin suyunu tüketmekten kaçının. Unutmayın; yemeğin suyu demek yağı
demektir ve buna vücudunuzun ihtiyacı yoktur!
8- Ara öğünlerinize süt-yoğurt-ayran-kefir (sade-kaymaksız) ekleyin. Özellikle
egzersiz sonrası alacağınız kalsiyum kaynağı besinler, göbek çevresi yağlarını
azaltmada faydalı olacaktır.
9- Her gün mutlaka düzenli olarak spor veya egzersiz yapın. İmkân bulamıyorsanız
günlük en az 10.000 adım atacak şekilde tempolu yürüyüşler gerçekleştirin.
10- Günde en az 2-3 litre su tüketmeyi ihmal etmeyin. Yağ yakıcı etkiye sahip olduğu
bilinen tarçın çubuklarını suyunuza koymanız da artı fayda sağlayacaktır.
11- Yakın zamanda yapılan çalışmalar yeşil çayın potansiyel olarak kilo kaybından
alzheimer hastalığına kadar birçok konuda olumlu etkileri olduğunu ortaya koymuş
durumda. Hamilelik dönemi hariç günde 2 kupa yeşil çay tüketin.
12- Uyumadan en az 3 saat önce 1 kâse yoğurdu kaymaksız olmak koşulu ile yiyip
günlük beslenmenizi sonlandırın. Bu sizin sabaha kadar tok kalmanıza yardımcı
olacaktır.

YORUM YAZ