Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu: ''Her Yerde Aday Gösteriyoruz''

08.02.2019 - Cuma 19:52

Ankara (CUHA) - Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, yerel seçimlere adil koşullarda gidilmediğini, partisinin reklam filmlerinin baskıyla kaldırıldığını söyledi. Karamollaoğlu “Sayın Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı sıfatıyla konuşuyor. Dokunulmazlığı var. Söz söyleyen hop tutuklanıyor. Güreşirken tabiri caizse hile de yapsa hakemler Erdoğan’a müdahale edemiyorlar” dedi.

Temel Karamollaoğlu, Sedat Peker’in, Cumhur İttifakı’nı destekleyenlere yönelik silahlanma çağrısı yapmasını ise “Bu cesareti Cumhur İttifakı’ndan alıyor. Bu havayı oluşturdular. Böyle bir havada normalde seçim olmaz” diye konuştu. Genel Başkanımız Temel Karamollaoğlu, gazetecilerle kahvaltıda buluştu ve gündeme ilişkin soruları yanıtladı ve gazetecilere reklam filmimiz ile seçim bildirgemizin temel prensipleri izletildi. Karamollaoğlu, polemiğe girmeden bir seçim süreci geçirmek istediğimizi, ancak bunun her zaman mümkün olmadığını ifade etti. “Cepsiz ceket” başlıklı reklam filmi dürüst belediyecilik” vurgusu yaptığımızı belirten Karamollaoğlu, “Derdimiz memleketin huzura kavuşması birlik ve beraberlik içinde olmamız. Farklı görüşlerden olsa da kucaklaşmamız. Nihayet bu ülke hepimizin” dedi.

Temel Karamollaoğlu’nun bazı gazetecilerin sorularına verdiği yanıtlar şöyle:

Belediyecilikte Erdoğan 94 ruhundan bahsetti, siz de 1994 ruhunun SP’ye ait olduğunu ifade etmiştiniz. Bir miras tartışması mı var?

“Miras tartışması görmüyoruz. 94 ruhunu benimseyen insanlar 25 yıl sonra mı hatırladılar. Ruh çağırmakla ruh gelmez. O bir mevhum. Onu benimsemek gerekir. Biz bugüne o ruhla geldik, aynı ruhla devam edeceğiz.”

Parmak boyası itimat sağlıyor

Sahte seçmen, YSK’nin siyasi partilerin şikayetlerini yeterince incelemediği iddiaları var. Sizce Türkiye’de adil seçim ortamı var mı? Muhalefete yönelik baskı olduğunu düşünüyor musunuz?

“En stratejik soru bu, en önemli soru bu. Ben şahsen Türkiye’deki seçim sisteminin 15-20 yıl öncesine kadar dünyadaki en sağlıklı seçim sistemlerinden birisi olduğuna inanıyordum. Zaman içerisinde bu güven olmaya kaybolmaya başladı. Biliyorsunuz parmaklarda boya oluyordu. Oyunu kullanan kişiye ikinci kez oy kullanmaması için boya sürülüyordu. Bu kaldırıldı. “Dünyanın hiçbir tarafında bu yok, gericilik” denildi. Olsa ne olurdu? Bu boya olmalıydı. Çünkü güven, itimat sağlanıyor.

“Arkasından arkasından sandık kurulları tanziminde değişiklik yapıldı. Her parti teklifte bulanabiliyordu. Şimdi devlet atıyor. Atama dediğiniz zaman tarafgirliğin girmemesi çok zor. Bu, şüpheler oluşturdu.”

“Ben şahsen adalet mekanizması üzerinde şüphe oluşturmayı arzu etmem. Ama geçen seferki YSK’nın mühürsüz pusulaların kabul edilmesine dair ifadesi bendeki güveni daha sarstı. Gerekçe ne? Efendim vatandaşın oyu boşa gitmesin. Ama ikinci mühür vatandaşın oyu boşa gitsin diye yapılmamış. Bu kanuna yazılmış. Bu kanun eğer gerekirse AYM’ye götürülürdü. O karar beni sarstı. Şimdi hile yapılmasının kapısı açıldı. İster istemez endişe doğuruyor.”

Müdahale edilemiyor

“Seçimlerde adil şartlara gelince, Sayın Cumhurbaşkanı bugün seçimlerin içinde en aktif rol oynayan insan, en az günde üç kere kaç saat konuşursa sadece o veriliyor. Sıra diğer partilere geldiğinde adı bile anılmıyor. Bizim attığımız adımlar engellenmeye çalışılıyor. Yani adil olmayan bir ortam var.”

“Medya iftiraya varacak kadar ileri gidiyor. Cumhurbaşkanı olarak dokunulmazlığı var. Bir şey deseniz hemen ceza. Ama AKP Genel Başkanı olarak konuşsa da bir laf ettiğinizde hemen Cumhurbaşkanı diye işlem yapılıyor. Cumhurbaşkanı olduğunda kişi parti kimliğini çıkarması gerekir. Cumhurbaşkanı’nın rakibi nasıl olacak? Halk tarafından seçilmiş. Tabiri caizse güreşirken meydanda hile de yapsa hakemler ona müdahale edemiyorlar. Nasıl yapsınlar Cumhurbaşkanı. O yüzden adil bir seçim ortamı olmadığını söyleyebilirim. Saadet Partisi bütün ilçe ve illerde aday gösterme gayretindeki tek parti ama buna rağmen ithamlar geliyor.”

İttifak kesinlikle yok

Genel seçimlerde ittifak yaptığınız CHP ile yerel seçim için de görüştünüz, dirsek teması olabilir demiştiniz…

“CHP’yle ilgili biz ittifak yapmayacağız dedik. Hiçbir ittifak içerisinde olmayacağız. Seçim bölgelerinde mutlaka dirsek temasları olur. Hele de beldelerde, küçük ilçelerde bir takım temaslar olur. Sayın Kılıçdaroğlu nezaketen geldi. O görüşmemizde ittifak olmayacağını ifade ettik. Bir önceki seçim genel seçimde biz o ittifaka genel olarak yüzde 10 ülke barajı nedeniyle girdik. Mahalli seçimlerde böyle bir ittifaka gerek olmadığını kaydettik.”

“Biz genel seçimlerde beklediğimiz oyu alamadık. CHP’ye de beklediğinin altında oy çıktı. Biz prensip itibariyle seçime tek başımıza girme kararlığındayız. Biz illaki kendi kadrolarımızdan değil, bizim ilkelerimize uygun adaylar çıkaracağız.”

Böyle havada seçim olmaz

Sedat Peker’in açıklamalarına ne diyorsunuz, sizce kimden cesaret alıyor?

“Bu cesareti Cumhur İttifakı’ndan alıyor. Tek başına değil Sayın Cumhurbaşkanı değil, Sayın Devlet Bahçeli de “Ülkede beka sorunu var. Bunun için silahlandırmak gerekir” havasını oluşturdu. Soruşturma açılması yerinde oldu. Ama üzülmemek mümkün değil. Bir ülkede seçime giderken bundan daha tehlikeli bir iş olmaz. Böyle bir havada aslında seçim olmaz. Silahlı örgütler, ” biz herkesi takip edeceğiz bizim gibi düşünmüyorsanız siz düşünün” diyebiliyorlar.”

Gül ile temas olmadı

Parti kuracağı söylenen 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü partiye davet etmiştiniz, sonrasında bir temasınız oldu mu?

“Bir temas olmadı. Bu şayialar benim de kulağıma geliyor. Türkiye’nin yeni bir oluşum beklentisi içinde olduğu kanaatinde değilim. Bir arayış varsa, biz o arayışın muhatabıyız. Kapımız herkese açık.”

Partinizin sinemalarda gösterilen “Sülün Osman” reklam filmi neden kaldırıldı?

“Hükümet Sülün Osman’dan niye bu kadar çekindi anlamadım. Baskı kurdular, reklam ajanslarına Sülün Osman’ı kaldırttılar. O kadar sade, o kadar basitti ki, kimseye parti olarak atıfta bulunmuyor Bugünün adamı da değil. Çok eskinin adamı. Demin biz seçim ortamından adil bir ortamdan bahsediyorduk. Herhalde başka şeyler anımsattı ki, hem de öyle bir anımsatma ki tehdit ederek kaldırıyorlar.”

Kürt seçmen üzerinde yürütülen bir siyaset var. Cumhurbaşkanı ve AKP’nin HDP’yi hedef göstererek terörle ilişkilendirmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

“Bizim kanaatimiz Türkiye’de bir Kürt sorunu yoktu sonradan kaşınarak ortaya çıkarıldı. Biz siyasi arenada hükümetin bizi çekmek istediği gündeme gelmeyeceğiz. Biz zaten onun ittifaklarda yer almadık. Güneydoğu’yu biz bize en yakın seçmenler olarak gördüğümüzü ifade edebiliriz.”

“Geçmişte bu başarıyı sağladık. Diyarbakır, Batman ve Van belediyelerini 1994’te biz kazandık. Biz orada varız, dertlerini anlıyoruz. Bundan dolayı da şu anda bir polemiğe girmeyi kesinlikle reddediyorum. Çünkü iktidar böyle bir polemik ile bize birşeyler sıçratmaya çalışıyorlar. Cumhurbaşkanı’nın iddialarını dinlediniz. Neden söylüyor bizi bir oyunun içine çekmeye çalışıyor. Hadi oradan dedim. Biz Kürdü, Arabı, Çerkezi ile Türkiye’yi bir bütün olarak görüyoruz. Seçilmiş belediye başkanlarının haklarında bir mahkeme kararı olmaksızın görevden alınmalarını ya da uzaklaştırılmalarını doğru bulmuyoruz. Ancak haklarında mahkeme kararı varsa bu yapılabilir. Ama AK Partili belediyeler de aynı muameleye tabii tutuldular.”

Muhalefeti de dizayn etmek istiyorlar

-Erdoğan ile CHP arasındaki İş Bankası poleği ve ekonominin durumu hakkında görüşleriniz nedir?

“İş Bankası polemik malzemesi yapılmak isteniyor. Bu konunun oturup ciddi şekilde incelenmesi icap eder. Kendi kontrollerinde olmayan hiçbir kuruma razı değiller. Muhalefeti bile dizayn etmek istiyorlar. Ekonomi, dananın kuyruğunun koptuğu yer. Soğan lobisi vardı şimdi 15 liralık yeşil soğanda gözümüz. Çarşı pazar emir-komutayla. Domates 3 lira olacak! Emredersiniz komutanım!!! Serbest piyasada fiyatlar belirlenemez! Bunu bile öğrenememişler. Siz üreticiyi desteklemezseniz, başkasına mahkûm olursunuz.”

Aynı yatakta uyudular

-İktidar Gülen yapılanması ile mücadele ediyor ama siz bu konuda tek laf etmediniz. Bu konuda ne diyeceksiniz?

“Şu anda iktidarda bulunan arkadaşlar, bizden kendileri koptular. Biz Milli Görüş gömleğini hiç çıkarmadık. Fethullahçılarla kol kola girdiler. 10 küsur yıl beraber aynı yatakta uyudular! ‘Bunlar zillet, illet ittifakı yapıyorlar’ diyor. Ayıptır! Bir siyasetçi bunu konuşmaz! Biz hiçbir zaman Fethullahçı olmadık, olmayız! Şimdi çıkmış meydanlarda “AK Parti ve MHP dışında kimse mücadele etmedi”diyor. Peki, bizim parti olarak verdiğimiz şehitlerimiz, gaziler nerede? Ayıptır, günahtır!”

YORUM YAZ